Yemek Yerken Hangi Duygulardan Kaçıyorsun?
Duygusal açlık ve yeme bozukluğunun ilişkisini keşfedin. Terapist Berçin Kılıçoğlu, yemeğin arkasında gizli duygusal ihtiyaçları ve bastırılan duyguları nasıl anlamlandıracağınızı açıklıyor.
Bazen aniden bir şeyler yeme isteği hissettiğimizde, aslında aradığımız sadece fiziksel doyum değildir. Yoğun bir günün ardından mutfakta kendimizi makarna yapacak halde bulabiliriz, ama gerçekte aradığımız uzur ve rahatlamadır. Benzer şekilde tartışma sonrasında cips paketi açılması ya da sinirlendiğimizde tuzlu atıştırmalıklar tüketmemiz, sık sık göz ardı ettiğimiz öfkenin damağımızda yer bulmasıdır.
Yalnızlık hissettiğimizde çikolata çekmek, içten bir sevgi arayışı olabilir. Tatlı şeker tüketiminin arkasında bazen konuşulmayan 'biri beni görsün, fark etsin' isteği gizlidir. Duygularımızla baş etmek zorlaştığında yemek, sanki bir çıkış kapısı gibi görünür ve bizi geçici olarak sakinleştirir. Ancak bu duygular bastırıldıkça bastırılsın, açlık sandığımız şey aslında görülme ve anlaşılma ihtiyacıdır. Terapiye gelmek bu duygulara ulaşmamızı, her atıştırmalığın arkasındaki konuşulmamış hikayeyi fark etmemizi sağlar.
🔑 Anahtar Noktalar
- 1Duygusal açlık, fiziksel açlıktan farklıdır ve bastırılan duyguların sinyalidir
- 2Yemek seçimleri (tatlı, tuzlu, ağır) tükettiğimiz duyguları yansıtır
- 3Yalnızlık, öfke, yorgunluk ve görülmeme ihtiyacı yeme davranışında kendini gösterir
- 4Bastırılan duygular açlık ve yeme isteği olarak bedenimizde hayat bulur
- 5Terapiye gelmek duygulara ulaşmamızı ve yemeğin arkasındaki gerçek ihtiyacı anlamlandırmamızı sağlar
❓ Sık Sorulan Sorular
Duygusal açlık nedir?
Neden yorgun olduğumuzda ağır yemek yeriz?
Tatlı şeker tüketiminin ardında hangi duygular var?
Öfke neden tuzlu atıştırmalıklara sebep olur?
Terapiye gelmek yeme davranışlarını nasıl değiştirir?
👩⚕️ İçerik Sahibi Terapist

Kendinizi anlamaya ve güçlenmeye giden yolda yanınızdayım
Profesyonel Destek Almaya Hazır mısın?
Yeme Bozukluğu konusunda uzmanlaşmış terapistlerle çalışarak daha iyi hissedebilirsin.