Bazen aniden bir şeyler yeme isteği hissettiğimizde, aslında aradığımız sadece fiziksel doyum değildir. Yoğun bir günün ardından mutfakta kendimizi makarna yapacak halde bulabiliriz, ama gerçekte aradığımız uzur ve rahatlamadır. Benzer şekilde tartışma sonrasında cips paketi açılması ya da sinirlendiğimizde tuzlu atıştırmalıklar tüketmemiz, sık sık göz ardı ettiğimiz öfkenin damağımızda yer bulmasıdır.
Yalnızlık hissettiğimizde çikolata çekmek, içten bir sevgi arayışı olabilir. Tatlı şeker tüketiminin arkasında bazen konuşulmayan 'biri beni görsün, fark etsin' isteği gizlidir. Duygularımızla baş etmek zorlaştığında yemek, sanki bir çıkış kapısı gibi görünür ve bizi geçici olarak sakinleştirir. Ancak bu duygular bastırıldıkça bastırılsın, açlık sandığımız şey aslında görülme ve anlaşılma ihtiyacıdır. Terapiye gelmek bu duygulara ulaşmamızı, her atıştırmalığın arkasındaki konuşulmamış hikayeyi fark etmemizi sağlar.