İlişkimizde sık sık kendimizi bu soruyla karşı karşıya buluruz: haklı olmak mı yoksa mutlu olmak mı istiyoruz? Çoğu zaman tartışırken gerçekten bir çözüm arayışında olduğumuzu düşünürüz, oysa aslında tartışmayı kazanmak istiyoruz. Haklı çıkmanın bize verdiği güçlü hissi, ilişkinin esas amacını unutturmaktadır.
Haklı olmak istememin arkasında yatan temel neden, egomuzun darılmasıdır. Kabul etmek, kendimiz için ağır bir yüktür çünkü buna rıza göstermek, kendimizi yanlış yerde görmek anlamına gelir. Ama burada gözden kaçırdığımız nokta şudur: haklı çıktığımızda, yakınlaşıyor muyuz yoksa daha mı uzaklaşıyoruz? Tartışmayı kazanıp ilişkiyi kaybetmek, en pahalıya mal olan seçimlerden biridir.
Gerçek anlaşılmışlık, her iki tarafın da "ben haklıyım" demekten vazgeçmesiyle başlar. İlişkide iki kişi de sürekli haklı çıkmaya çalışırsa, aslında kimse anlaşılmıyor demektir. Bunun yerine, haklı olmayı bırakıp karşındakini anlamayı seçmek, ilişkiye katacağımız en değerli hediyedir.