Sertleşme sorunu yaşadığınız için erkekliğinizi sorguluyorsanız, öncelikle şunu bilmenizi isterim: Bu durum erkekliğinizin bittiği anlamına gelmez. Erektil disfonksiyon, cinsel etkinlik sırasında yeterli ereksiyonu sağlayamama veya sürdürememe durumudur ve düşündüğünüzden daha karmaşık olabilir. Bazen diyabet, hipertansiyon, damar hastalıkları, hormonal sorunlar, bazı ilaçlar, sigara ve alkol gibi tıbbi faktörler rol oynar. Ama bazen sorun başka bir yerde başlar.
"Ya yine sertleşemezsem" düşüncesi performans kaygısını artırır. Kaygı arttıkça cinsel hazdan uzaklaşıp bedeninizi kontrol etmeye başlarsınız; sert miyim, devam edecek mi diye kendinizi izledikçe cinsel uyarılma daha da zorlaşabilir. Böylece bir döngü oluşur: başarısızlık korkusu, kaygı, ereksiyon zorlaşması, daha fazla korku. Bu durum yalnızca bireysel değildir; ilişki içindeki çatışmalar, iletişim problemleri, depresif belirtiler veya cinsellikle ilgili öğrenilmiş olumsuz inançlar da tabloya eşlik edebilir.
Bu yüzden erektil disfonksiyonda tamamen psikolojik veya tamamen fiziksel demek çoğu zaman doğru değildir. Çünkü ereksiyon; beyin, sinir sistemi, damarlar, hormonlar ve psikolojik süreçlerin birlikte çalıştığı karmaşık bir işlevdir. Unutmayın, ereksiyon erkekliğinizin ölçüsü değildir. Bu bir yetersizlik değil, değerlendirilebilir ve tedavi edilebilir bir cinsel işlev problemidir. Bazen bedeninizin değil, bedeninizi izleyen zihninizin de yardıma ihtiyacı vardır.